Haftanın filmleri (14 Ağustos 2017)

Eklenme Tarihi : 2017-08-14 06:36:45


Türkiye'deki sinema salonlarında bu hafta 3'ü yerli 10 film vizyona girdi.

Model

Avrupalı ya da ABD'li modeller bana hep bir nevi uzaylı gibi gelmiştir. Aç kalmak, pamuk yutmak, çok zayıf olmak, çok çok zayıf olmak gibi birçok şeyi yapıyor ve başarıyor oluşları, yürüyüşleri, saçları ya da bacakları gerçeklik algımla dalga geçiyor sanki. Bu film de öyle! Güzelliğinin sağladığı cesaretle Danimarka'yı terkedip Paris'e giden Emma'nın var olmaya çalışma hikayesi onun yerinde olma isteğimi azaltan en önemli neden. Dünya acımasız, moda dünyası çok acımasız! Onlardan biri olmadan, onları alt etmek imkansız. Film, sıradan bir bocalama hikayesi aslında ama en azından Danimarkalı yönetmen Mads Matthiesen, ülkesinin karanlık atmosferini Paris'e uyarlamayı başarmış diyebilirim. Ed Skrein ve Maria Palm başrolde.

Hizmetçi

Park Chan-wook'un "Oldboy" filmi üniversite dönemimin sohbet konularından biriydi. Özellikle grubun erkekleri, incelikle çekilmiş intikam hikayesini, sıradan bir şiddet şöleni gibi algılamıştı. Park Chan-wook'un belirli bir şiddet algısı var, evet. Ancak, yönetmen Güney Kore sinemasından aldığı o kendine özgü, enfes erotizmle, şiddeti estetik bir rüyaya dönüştürüyor. 1930'larda geçen hikayede zenginliğin yol açtığı sapkınlık hali, suç, yalan-dolan ve aşkın en cinsiyetsiz hali var. Ha Jung-woo, Kim Min-hee, Kim Hae-sook, Cho Jin-woong, Kim Tae-ri oyuncu kadrosunda.

Bas Gaza

Clint Eastwood müthiş bir adam. Onun rol aldığı ve yönettiği filmleri izlemeye bayılıyorum. Nasıl bir baba olduğu konusundaysa şüphelerim var. Oğlu Scott Eastwood'a 90'lardan sonra babalık yaptığı söylenir. 2000'lerin başında başladığı kariyerinde harika başarılara imza attığını söyleyemesem de Scott Eastwood elinden geleni yapıyor. Aksiyon türü dışında işlerde görmek istediğim oğul Eastwood beklentimi bu kez de karşılamıyor maalesef. Pahalı arabalar çalan, hoplayıp zıplayan, cesur, çekici ve güçlü bir hırsıza hayat veren 31 yaşındaki aktöre Freddie Thorp eşlik ediyor. Antonio Negret filmin yönetmen koltuğunda.

Bilim Kurgu Bölüm 1: Son Savaşçı

Distopik türde filmleri çocukken heyecanla izlerdim. Şimdi romantik komediler aynı hissi veriyor. İnsanların ne kadar acımasız olabileceği, teknolojinin silah sanayiini nasıl etkileyeceği ve daha birçok felaket senaryosu bu hızla giderse gerçeğe dönüşecek. Dolayısıyla önceleri heyecanla izlediğim bu türde filmleri şimdi kaygıyla seyrediyorum. "Bilim Kurgu Bölüm 1: Son Savaşçı" bilim kurgu ve distopya türüne ABD'den daha çok yakıştığını düşündüğüm ülkeye, Avustralya'ya ait. Dev bir şirket, bir hapishane, isyanlar, mutantlar ve ekonomik kriz. Kostümler ve uzay araçları dışında bugünden pek de farkı yok filmin. İnsanlığı ve kızını kurtarmak için sadece 22 saati olan subay Kane'nin macerası işte. Shane Abbess'in yönettiği filmde Daniel MacPherson, Teagan Croft ve Kellan Lutz'un yanı sıra bence dünyanın en güzel kadınlarından Rachel Griffiths de rol alıyor.

Her Şey

Nicola Yoon'un çok satan kitabı ülkemizde de sevildi. Okurken gözlerde müthiş manzaralar çizen romanlar izlerken aynı etkiyi yaratmayabiliyor. "Aynı Yıldızın Altında" filminde olduğu gibi sıkıcılığa doğru evrilen bir ergen hikayesi daha. 17 yaşındaki Maddy'nin sıradışı bir hastalığı vardır. Evden çıkmaması gereken genç kız, yeni komşusu Olly ile aşka ve hayata yelken açar. Tatlı sahnelerin de yer aldığı filmi Stella Meghie yönetiyor. Amandla Stenberg ve Nick Robinson genç aşıkları canlandırıyor.

Manifesto

Cate Blanchett'i nereye koyarsan koy, güzel durur. Ne anlattığından çok nasıl anlattığın da önemli olduğuna göre "Manifesto" matematiği sağlam kurulmuş bir iş diyebilirim. Özünde birbirinin içine geçen, birbirinden beslenen, karşıt, bir arada, yakın ve uzak sanat akımlarının manifestolarını dillendiren film, Blanchett'in performansıyla birleşince o akımın kendisi haline geliyor. Her biri belirgin hatlarla çizilen karakterler, içerik sayesinde komik birer parodi hissi verme riskinden uzaklaşıyor. Mekan ve dekorun da önemli bir yere sahip olduğu filmde yönetmen Julian Rosefeldt'in Berlin'i, Blanchett'in ise evrenselliği gözden kaçmıyor. Birlikte çalışmaktan keyif alan ikiliden başka işler de görmek istiyoruz.

Mezarcı

Osman Şahin'in imzası geldi geçen günlerde elime. Yani imzalı bir kitabı. "Aşık ve aydınlık günler için", notunu düşmüştü. Kıymetli ellerinden dökülen "Eşkiya Kuza"yı heyecanla okuyorum. Bu hafta vizyona girense yazarın öyküsünden aynı adla sinemaya uyarlanan Talip Karamahmutoğlu imzalı "Mezarcı". Emre Altuğ'un başrolünde yer aldığı filmde babasının ölümünden sonra Dalyan'a giden ve burada kişiye özel mezarcılık işine giren Ejder'in hikayesi anlatılıyor. Nilay Erdönmez, Mustafa Uzunyılmaz, Turan Özdemir, Orhan Aydın, Sadık Gürbüz, Hikmet Karagöz gibi isimler de oyuncu kadrosunda. Bu vesileyle Osman Şahin ustaya bir kez daha saygılarımı sunuyorum.

Organik Aşk Hikayeleri

Bence bu film izlenir. Reyting birincisi iki dizinin başrol oyuncularından Özge Gürel ve Gökhan Alkan kadroda çünkü. Furkan Kızılay, Sadi Celil Cengiz, Burak Sarımola, Berke Üzrek de filmde. 8 çiftin ilişkisi anlatılıyor, organik olma sebebiyse çiftlerin görücü usulüyle tanışmış olması. Sıradan bir romantik komedi ya da mafyayla başları derde giren adamların komedisi değil en azından. Son olarak "Enkaz" isimli gerilim filmini çeken Alpgiray M. Uğurlu bu kez romantik komedi türünde üretmiş.

Amigos Meksika Hazinesi

Ben yazmaktan sıkıldım, onlar çekmekten sıkılmıyor. Gişeye bakıyorum, milyonlar izlemiyor. Acaba diyorum başka bir hikaye üzerinden mi ilerlense artık? Ülkemizin eşsiz bir hazine olduğunu biliyoruz. Kimi vatandaşımız hazine olayını yanlış anlayıp, zengin olma hayalinin peşine düşüyor. Sanırım durumu içselleştiren senarist ve yönetmenler de bu hikayeleri çekerek zengin olacaklarını düşünüyor. Neyse, Arif Çağatay Özkan'ın yönettiği filmde Cevdet ve arkadaşlarının Meksika'ya uzanan macerası anlatılıyor.

Sevimli Emojiler

Her şeyin animasyonu yapıldı, emojilerinki geç bile kaldı. Yazışmalarında emoji kullanmayan biri bana kendisini çok zorluyormuş gibi geliyor. Zorlamak yerine kullanalım. Bu filmdekiler sevimli de üstelik. İçindeki espri de çok tatlı. Zalim Dijital, haberleşmeyi kesmek için @ işaretini çalıyor. Animasyonun animasyonu olması sebebiyle "çok iyi iş" demeyeceksiniz belki ama iletişimimizin yüzde 90'ını sağlayan sarı şeyleri izlemek aileyle yemeğe çıkmak gibi gelebilir. Filmin yönetmeni Alexander Romanetz.